IŞIKLAR KÖYÜ TARİHİ


Bu yerleşim yerimiz asfalt yolla ilçe merkezine uzaklığı 15 km dir. Boğaz köylerin ovalık sahadaki en son köyü olan bu yerleşim yerinin ismi üzerinde durduğumuzda köyün isminin anlamını irdelememiz gerekir.

Işıklar isminin aynen değişmeden gelmesi veya başka bir ismin bozulmasıyla olduğunu düşünerek irdelememiz gerekir. Eğer Işıklar ismi bir kelimenin bozulmasıyla doğmuşsa bu isim aşıklar olabilir.

Bu takdirde köyün kurulmasında aşık bir çift veya aşık bir şahıs söz konusu olmalıdır. Köy bu kurucularından veya kurucusundan adını almıştır. Bu isim zamanla aşıklardan ışıklara dönüşmüştür.

Yine köy ismini kendini kuran şıhtan veya şıhlar adındaki boydan almaktadır. Önce şıhlar olan ismini daha sonra ışıhlar sonra ondan dönüşerek Işıklar ismini almıştır.

Çok uzak ihtimalle yerleşim yerinin ilk ismi şıklardır. Köyü kuran veya kuranlar çok iyi giyinen kişilerdir. Bu yüzden çevre halkı onlara şıklar demektedir. İşte Işıklar şıkların Işıklar’a dönüşmesiyle ortaya çıkan bir köy ismidir. Köyün isminin aynen kaldığını düşünürsek yani köye verilen ilk ismin Işıklar olduğunu düşünürsek bu ismin veriliş sebebini şöyle izah edebiliriz.

Köyü kuranlar karanlıkta yaptıkları bir yolculukla buraya gelmişlerdir. Sabahın ilk ışıklarıyla mola verdikleri bu yeri beğenip buraya yerleşmişlerdir. Kurdukları köye bu nedenle Işıklar ismini vermişlerdir. Uzak bir ihtimalle köyün kurucuları buraya yerleşmiştir. Ancak etrafındaki yerleşimler bunlardan habersizdirler. Ne var ki yerleşen halk ışık yakmaya başlıyınca bu sabit ışıkların olduğu yerde insan olduğunu anlayan çevre bu yere Işıklar demiş bu isim yerleşime ad olmuştur.

Bütün bu irdelemelerde sonra en olası isimlendirme izahı kanaatimizce şudur. Köy ışıklar ismini köyü kuran ışıklar isimli yörük veya türkmen obasından veya cemaatinden almıştır. Bu kitlenin kurduğu bu köye Işıklar denmesinin sebebi budur.

Köyün tarihine gelince bu yerleşim yerinin olduğu sahada ilk çağdan kalan eser yoktur ya da bulunamamıştır. Zaten kazı yapılmayan sahada eser bulunması ziraat çalışmaları veya inşaat kazılarında tesadüfen ilk çağ eserleri elde etmek mümkündür. Tabi definecilerin kaçak kazıları da eser elde etmenin yollarından biridir. Ancak bu yolla gün ışığına eser çıkması zordur. Çünkü eserler ya kaçak kazıda tahrip olmakta yada gizlice yurt içi ve yurt dışı tarihi eser kaçakçılarına malzeme olmaktadır. Bu yerleşim yerinin tarihine gelince bu yerleşim pek eski köy olmayıp yakın zamanda kurulan yerleşimlerden biridir. Bu kuruluşu iskan hareketleriyle başlatmak mümkündür.

Bu konuda bilgi derleyen Manyas Halk Kütüphanesi’nin raporuna göre Işıklar’ın kuruluş tarihi 1865’lere tekabül etmektedir. Hatta Kafkasya kökenli göçmenlerde buraya yerleşmiştir. Ancak köyün taşıdığı bu isim şu varsıyımı da düşündürmektedir.

Köy ilk önceleri Bigadiç, Sındırgı, Balya tarafında yaşıyan Işıklar obasından ayrılan büyük ihtimalle Balya bölgesindeki Işıklar obasından ayrılan küçük bir gurup buraya yerleşmiş ve bu köye Işıklar adını vermiştir. Bu gurup burada yaşarken Osmanlı’nın yörük ve türkmenleri iskan etme politikası başlamıştır. Bu iskan hareketi 1861 yılında Ahmet Refik Paşa tarafından başlatılmıştır. Bursa Valisi Ahmet Refik Paşa asker de kullanarak yörük ve türkmenleri kışlalarında iskan etmiştir. Koca iskan denilen bu hareket herkes tarafından kabul görmüştür. Ancak daha sonra alışkanlık üstüne gelmiş iskan edilmiş yörükler yaylalarına çıkmıştır. Durumu öğrenen Ahmet Refik Paşa onların peşinden yaylalara çıkıp çadır yırtan paşa lakabını alma pahasına onların bulundukları yere iskan etmiştir. İşte bu son iskan hareketinde Işıklar’da yakalanan Nusratlu oymağının bir boyu belki de Işıklar adını taşıyan boyu da buraya iskan edilmiş ve köy buraya kurulmuştur.

1865’lerde Kafkasya’dan göçler başladığında bu göçten Işıklar’a gelip yerleşenler de olmuştur. Böylece Işıklar aldığı yeni göç takviyeleriyle nüfusunu arttırırken etnik bakımdan da karışım haline gelmiştir. Osmanlının son dönemlerinin önemli olayları olan 1. Meşrutiyet 2. Meşrutiyet haliyle 2. Abdulhamit devrini yaşıyan Işıklar balkan harbine asker yollamış bu savaştan da etkilenmiştir. Birinci Cihan Harbi çıktığında evlatlarını bu harb gereği uzak diyarlara Osmanlı cephelerine göndermeyi de ihmal etmeyen Işıklar Celali olaylarına pek muhatap olmamış olmasına karşılık eşkiyalık olaylarından etkilenmiştir. Birinci Cihan Harbi bitip Mondros Mütarekesi imzalanınca bura halkı da güney marmarının halkı gibi şaşırmıştır. Gelişen olaylarda kimi Kuva-i milliye yönelirken kimi İstanbul hükümetine sadık kalmıştır. Kimi de her iki tarafada şüpheyle bakmıştır. Yunan işgal sahasında kalmadan önce Anzavur Ahmet’in isyan bölgesinde kalmış sonra Çerkez Etem’in onu enterne etmesi ile tekrar Kuva-i milliye bölgesi olmuştur. Bu arada eşkiyalık olaylarına rastlanan yerleşim çevrelerinde köy eşkiyaları da etken olmuşlardır. Zafer kazanıldığında eşkiyaların kalıntıları temizlenip yerleşim yerleri huzura kavuşmuştur.

Cumhuriyet’in huzurlu köylerinden olan Işıklar’ın tek derti (eski yerindeyken) Koca Çay’ın kış sezonundaki taşması sonucundaki su baskınlarıdır.

Yeri deprem için sakıncalı oldugundan 1967’lerden sonra eski yerini bırakarak şimdiki yerine geçmiştir. Tarım, Hayvancılık geçim kaynağı olan köy okul açısından, zirai kooperatif açısından Darıca’ya bağlı olduğu gibi güvenlik açısından da Darıca Jandarma Karakol’una bağlı olan köy dışa göç veren bir yapıda olmasına karşılık gelişmekte olan bir köyümüzdür.

(Kaynak):Tarihçi Ali Koç (Manyas’ın Sesi Gazetesi)